O dönemi yaşayanlar çok iyi bilirler; 12 Mart darbesi, sol düşünceli aydınların üstüne bir karabasan gibi çökmüştü.
Balyoz harekatıyla çoğu TÖS üyesi öğretmen olmak üzere 2500 aydın bir gecede tutuklanmıştı.
Özellikle 1. Ordu Komutanı Orgeneral Faik Türün, İstanbul’da gözaltına alınanlara kitaplara geçecek işkenceler uygulatmış, Ankara Sıkıyönetim bölgesinin güdümlü Sıkıyönetim Mahkemesi, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ı darağacına göndermişti…
1973 genel seçimleri bu dönemin sonunu getirdi. Seçimlerden birinci parti olarak çıkan CHP, MSP ile koalisyon hükümetini kurmuş, çıkarılan bir genel afla yaralar kısmen de olsa sarılmaya çalışılmıştı.
1974 Temmuz’unda TÖB-DER İzmir Şubesi, Çeşmealtı’nda bir kamp yeri kiralamıştı. Derme çatma bir kamptı. Mahruti beyaz çadırlarda konaklıyor, 12 Martın belleklerimizdeki kötü izlerini silmeye çalışıyorduk.
12 Martın işkence tezgahlarından geçmiş birçok arkadaşımız da aileleriyle birlikte kamptaydılar. Sık sık üçerli, beşerli çevrelerine toplanıyor, bir kenara çekilip sıkıyönetim anılarını dinliyorduk. Arkadaşlarımıza uygulanan işkenceleri dinledikçe öfkeleniyor, işkencecilere lanetler okuyorduk. Ordu denince çoğumuzun aklına hep darbeci generallerle, işkence sahneleri geliyor, darbeci generallere veryansın ediyorduk.
Doğal olarak en çok kızanlar, öfke duyanlar, işkence görenlerdi…
20 Temmuz sabahı başbakan Bülent Ecevit’in Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığını bildiren konuşmasıyla uyandık. Beş altı küçük savaş gemimiz kıyıdan az açığa geceden demirlemişti.
Herkes heyecanlıydı. Radyonun, televizyonun başından ayrılamıyorduk. Yakıcı temmuz sıcağına karşın kimse denize girmiyordu.
Öğleden sonra İstanbul’da gördüğü işkenceleri anlattıkça dinleyenleri öfkeden burnundan solutan bir arkadaşımız yanıma geldi. Savaş gemilerini göstererek:
-Arkadaş, sen genel yönetim kurulu üyemizsin. Öncülük yap. Bir tekne kiralayalım. Kavun, karpuz alıp gemilerdeki askerlerimize götürelim, dedi…
Arkadaşın yüzüne baktım ve sordum:
-Ciddi misin?
-Elbette ciddiyim. Bu ordu bizim. Faik Türün gibiler, Ali Elverdi, Baki Tuğ ( Deniz Gezmişlere idam hükmünü veren mahkemenin yargıç ve savcısı) gibiler yüzünden orduya küseceğimi mi sanıyordun?
Bu anıyı ordumuza karşı asimetrik psikolojik savaş başlatanlara bir gerçeği anımsatmak için yazdım.
Efendiler, boşuna uğraşıyorsunuz. Eften püften nedenlerle belki ordunun kalbine kadar girersiniz ama; halkımızın kalbine giremezsiniz. Ordumuzun halkın gönlündeki yerine dokunamazsınız.
Halkımız ordumuzu sever, ordumuza güvenir, size de layık olduğunuz yanıtı bir gün mutlaka verir.
Tarih : 7.1.2010
Yazar : Saadettin ÖZTÜRK
E-Posta : sozturk46@gmail.com
| Bu Yazıya Yapılan Son Yorum |
Bu Habere Hiç Yorum Yapılmamış... |
|
|
| Bu haber 356 kez görüntülenmiştir. |
| Yazarın Diğer Yazıları |
|
|
[ Geri ]
|